Henüz ne bitti ki ne bitti kardeşim ?
Bu daha ilk maç değil miydi ? İlk maçtan herşey belli değil ki ? Biz bu tür turnuvalara biliyorsunuz ki hep mağlubiyetlerle başladık.
1954 FIFA Dünya Kupası mağlubiyet ile başlamıştı, ve grubumuzda Dünya'nın iki büyük takımı Batı Almanya, Macaristan + Güney Kore vardı. O grupta ikinci olunmuş fakat Batı Almanya'ya eleme maçında elenmiştik...
1996 Avrupa Futbol Şampiyonası... O da mağlubiyet ile başladı, gol atamadan ve puan dahi alamadan elendik...
2000 Avrupa Futbol Şampiyonası ise hakemin maçı İtalya'ya resmen satması ile Türkiye aleyhine başladı. Fakat, İsveç beraberliği ve Belçika galibiyeti bizi gruptan ikinci olarak çıkarmış, çeyrek finalde maalesef dünde yenildiğimiz Portekiz'e, Nuno Gomes'in iki golüyle boyun eğmiş, yarı finalde Fransa ile karşılaşma şansını kaçırmıştık.
2002 FIFA Dünya Kupası... Yine hakem tarafından Brezilya'ya verilen bir maç... Penaltı olmayan pozisyon penaltı olarak gösterilip, 2-1 kaybettik ve yine mağlup başladık bir turnuvaya. Kostarika karşısında 1-0 öndeyken, son dakikalarda yenilen bir gol ile 1-1 beraberlik, ardından 3-0'lık Çin galibiyeti ile gruptan ikinci çıkıyoruz. Son 16 turunda Japonya'yı Ümit Davala ile, çeyrek finalde ise o zamanlar adını bile duymadığımız Senegal'i İlhan Mansız'ın altın golüyle saf dışı bırakır ve tarihimizin en yüksek noktasına çıkarız. Yarı finalde rakip yine Brezilya'dır. Orada da Brezilya, dünküne benzer hatalarımızdan yararlanarak finale çıkar. Ama herşey bitmemiştir. Güney Kore ile Daegu'da üçüncülük maçına çıkılır. Hakan Şükür, henüz 9. saniyede attığı gol ile Dünya Kupaları tarihinin en hızlı golünü atmış olur. 3-2'lik skor ile dünya üçüncüsü oluruz.
2003 FIFA Konfederasyon Kupası'na ise Almanya katılmadığı için otomatikman katılmıştık. Ama bu turnuva diğerlerinden farklıdır. Amerika Birleşik Devletleri galibiyetiyle başlanır bu turnuvaya. 2-1'lik galibiyet... Ardından Kamerun'a 1-0 boyun eğilir, Brezilya'yı tam yeniyorken, son saniyede yenen bir gol ile maç 2-2 sona erer fakat Türkiye B grubundan Kamerun ile beraber, 2. olarak çıkar. Yarı finalde ise ev sahibi Fransa'ya 3-2 yeniliyorduk, bir penaltı ise maalesef kaçıyordu. Üçüncülük maçında ise Kolombiya'yı 2-1 devirip bu turnuvada da üçüncü oluyorduk. Böylece 2 yıl içerisinde uluslararası alanda 2 tane üçüncülük geliyordu...
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası... Hoş olmayan bir Portekiz yenilgisi ile başladık. Yine 8 yıl önceki gibi, yine 2-0, yine bir Avrupa Futbol Şampiyonası, yine bir defans oyuncusundan yenen gol... Her zaman ki gibi yenilgiyle başlandı ama tarihe bakarsak, ''tatlı bir yenilgi'' oldu diyorum ben. Bir atasözü ile bitirmem gerekirse;
''Galiptir bu yolda mağlup...
''
T.K.