stadiumfutbol.blogcu.com adresi altnda yazılan tüm yazıların hakkı saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, üzerinde işlem yapılamaz veya başka bir platformda kullanılamaz.




1/5/2008

Moskova'nın yolcuları belli oldu (M.United-Chelsea)

Not: Bu süper 2 maça kendi yorumlarımızı, yazarlarımızın şehir dışında olmalarından dolayı yapamadık. Sizlerden anlayışınıza teşekkür ediyor ve defalarca özür diliyoruz.

Saygılar...
T.K. - Serdan Duman



Old Trafford'da yapılan Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçında, müthiş bir tempo, heyecan ve tek gol vardı! Manchester United'ın Barcelona'yı ağırladığı karşılaşmanın sonunda gülen ManU oldu ve bileti cebine koydu! Barça ise, Devler Ligi'ndeki tek mağlubiyetini bu maçta alıp, finali göremedi!

İLK MAÇ
Barcelona [0 - 0] Manchester United

Barcelona ve Manchester United'in Camp Nou'daki Şampiyonlar Ligi Yarı Final İlk Maçı nefesleri kesmiş, 90 dakika boyunca temponun bir an bile düşmediği mücadelede tek eksik olansa goldü. İspanya’daki mücadele akıllarda kalan en önemli gelişme, Manchester United’ın Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo’nun 2. dakikada kaçırdığı penaltı olmuştu.


RÖVANŞ
Hakem: Herbert Fandel (Almanya)
Yardımcı Hakemler: Carsten Kadach (Almanya) - Volker Wezel (Almanya)
Dördüncü Hakem: Florian Meyer (Almanya)
UEFA Delegesi: Jean-Marc Puissesseau (Fransa)
UEFA Hakem Gözlemcisi: Bo Karlsson (İsveç)

VE MAÇ..

MANCHESTER UNITED-BARCELONA: 1-0
Şampiyonlar Ligi’nde bu zamana kadar yenilgisi bulunmayan Manchester United ve Barcelona’nın Old Trafford’da yaptığı yarı final rövanç maçının ilk yarısı oldukça hızlı ve tempolu başlarken, her iki ekip de orta sahada birbirine üstünlük kurma çabası içindeydi. Karşılaşmanın 14. dakikası geldiğinde ev sahibi Manchester United golü bulan taraf oldu. Hızlı gelişen ManU atağında, Barcelona defansının uzaklaştıramadığı topa gelişine harika vuran Paul Scholes, kaleci Victor Valdes’i avladı ve takımını 1-0 öne geçirdi. Bu dakikadan sonra da tempo bir an bile düşmezken, United Nani ile, konuk Barcelona ise Messi ile gole çok yaklaştı. 1 dakika uzayan ilk yarı sonunda Manchester United soyunma odasına 1-0 önde gitti.

İkinci yarıda adeta ilk yarının kopyası gibiydi. Süratlı ve tempolu futbolun sonunda Tevez'le tehlike yaratan Manu, Nani'yle de çok önemli bir pozsiyondan yararlanamadı. Konuk Barcelona genç yıldızı Messi ile etkili olmaya ve topa daha çok sahip olmayı başarsa da, ManU iyi alan daraltarak rakibine fazla pozisyon şansı tanımadı. İkinci yarının sonlarına doğru baskısını arttırdı, ancak Manchester United, attığı golün avantajını korumayı başardı ve sahadan 1-0 galip ayrıldı.

Camp Nou'daki 0-0’lık yarı final ilk maçının ardından Barcelona’yı Old Trafford’daki rövanşta 1-0 mağlup eden Manchester United finale yükseldi.



Şampiyonlar Ligi Yarı Final rövanşında Chelsea ile Liverpool arasında oynanan karşılaşma nefesleri kesti. Stamford Bridge'de normal süre 1-1 tamamlanınca uzayan maçta Chelsea uzatmanın ilk devresinde Lampard (P) ve Drogba ile öne geçti. Babel Liverpool'u umutlandırsa da ManU'nun rakibi Chelsea oldu.

Anfield Road'da Kuyt'un attığı goller 1-0 geriye düşmesine rağmen Riise'nin son

dakikada kendi kalesine attığı golle 1-1'i yakalayan ve rövanş için avantaj elde eden Chelsea bu avantajı kendi evinde iyi değerlendirdi ve Liverpool'u uzatmalar sonunda 3-2 yenmeyi başararak adını finale yazdırdı.

Stamford Bridge'de ilk yarıda Drogba ile öne geçen Chelsea, 2. yarıda Liverpool'un yıldızı Torres'e engel olamayınca maçın normal süresi 1-1 sona erdi.

Heyecanın bir an eksik olmadığı karşılaşmanın uzatma dakikalarında Essien ile bir golü sayılmayan Chelsea üstünlüğü ele almakta gecikmedi.

Maviler, Hyypia'nın Ballack'ı düşürmesiyle kazandıkları penaltıyı geçen hafta annesi Pat Lampard'ı kaybeden Frank Lampard ile gole çevirince tekrar öne geçti.

Fenerbahçe'nin eski oyuncusu Anelka'nın getirdiği topa dokunan Drogba skoru 3-1'e getirerek Stamford Bridge'deki on binlerin yüreğine su serpti.

Liverpool'un gardı düştü sanılan dakikalarda Hollandalı yıldız Babel, Cech'in de hatasıyla Liverpool'u umutlandıran golü kaydetse de kalan dakikalar gol getirmeyince Chelsea Şampiyonlar Ligi tarihinde ilk kez finale yükseldi.

Başkanı Abramovich'in ülkesi Rusya'nın Luzhniki Stadı'nda 21 Mayıs'ta oynanacak finale adını yazdıran Chelsea, Premier Lig'de de kıyasıya bir şampiyonluk mücadelesi verdiği Manchester United'ın rakibi oldu. Maviler ile Kırmızı Şeytanlar Avrupa'nın en büyüğü olabilmek için karşı karşıya geleceği 21 Mayıs gecesinde futbol severler müthiş bir futbol ziyafetine tanık olacaklar.

33' [1 - 0] D. Drogba
64' [1 - 1] F. Torres
98' [2 - 1] F. Lampard (pen.)
105' [3 - 1] D. Drogba
117' [3 - 2] R. Babel


* Ajansspor.com'dan alıntılardır.

24/4/2008

İş Old Trafford'a kaldı... (Barcelona 0-0 Manchester United)



Maçın analizi:

Hakem: Massimo Busacca (İsviçre)
Yardımcı Hakemler: Matthias Arnet (İsviçre) - Stéphane Cuhat (İsviçre)
Dördüncü Hakem: Claudio Circhetta (İsviçre)
UEFA Delegesi: Roland Tis (Belçika)
UEFA Hakem Gözlemcisi: Nikolay Levnikov (Rusya)

Maç öncesinde İngiliz taraftarlar ve İspanyol Polisi arasında yaşanan arbedede bazı taraftarlar yaralandı.

KADROLAR!..
Barcelona: Valdes, Zambrotta, Marquez, Milito, Abidal, Xavi, Toure Yaya, Deco (77' Henry), Messi (62' Krkic), Eto'o, Iniesta
Teknik Direktör: Frank Rijkaard

Manchester United: Van der Sar, Hargreaves, Ferdinand, Brown, Evra, Ronaldo, Carrick, Scholes, Park, Rooney (76' Nani), Tevez(85' Giggs)
Teknik Direktör: Sir Alex Ferguson

Tarih 23 Nisan 2008. Benim gibi bir çok futbolseverin heyecanla beklediği bir gün. Akşam saatleri yaklaşıyor. Artık eve gideyim koltuğuma kurulup maçımı izleyeyim diyorum.Dünya derbilerinin en dayanılmazı ve yine bol sürprizli bir Şampiyonlar Ligi maçı izlemek istiyorum. Klasik derken, hızlı, bol gollü ve showlarla dolu bi derbi maçı tabiî ki. İşte yılın derbilerinden biri; Barcelona ve Manchester United...

Bu maç için aslında sabit fikirliydim. Çünkü; Manchster United her sene her yerde fırtına gibi esen bir takım ve gerçekten çok harika bir kadroya sahip. Bu kupa tabiî ki yine onlar için en değerli varlık. Mutlak galibiyet yaşayarak tarihi tekerrür etmek istiyorlar. Yani finalde iki İngiliz takımı kalsın misal... Ancak maç başladığı zaman neler olduğunu kestirmem gerçekten zor oldu. Barça'nın bunca  bunca iç karışıklığı içerisinde bu kadar iyi bir performans sağlayacağını kestirmek çok güçtü. Ronaldinho‘nun AC Milan ile anlaşması, Samuel Eto'o'nun adının bir sürü takımla anılması, Barcelona ve Barcelona taraftarı için olumsuz etkilerdi. Ligde de şampiyonluğu kovalaması ve bu haftaki Real Madrid deplasmanından 3 puan ile ayrılması, Barcelona için zamanı oldukça daraltıyor sanırım...



İşte bu sonuçlardan sonra maç her ne kadar İspanyollar'ın evinde olsa dahi, İngiliz rüzgarının Nou Camp'ta eseceğini ve en az 2-3 gol atacağını umuyordum. Ancak maç bşaladığı zaman ortamın rengi bambaşkaydı. Genelleme yaparsak, ev sahibinin baskısı 90 dakika aralıksız sürdü. Ancak çok şanssız bi maç oldu onlar için. Ronaldo'nun ManU adına kaçırdığı penaltıyı saymazsak elbet... Öyle bir futbol ve golsüz bir sonuç diyemem açıkçası. Manchester United, Barça'nın Henry gibi bir yıldızı yedek kulübesine oturmuşken bile, bu derece boyun eğdi İspanyollara. Tek bir atak,tek bir pozisyon var. İlk dakikadaki penaltısından başka pozisyonu yok diyelim yani. Fakat kalelerinde de devleşen bir yıldız, Edwin Van Der Sar var... Henry'nin kullanmış olduğu freekick'e nasıl uçtuğunu mutlaka görmüşsünüzdür.



Bunları takiben, aklıma takılan bir soru işareti var. Bu durumu aynı ülke içerisinde bir lig karşılaşması olarak düşünürsek, kendini evinde oynayacağı maça saklıyor ve buradan 1 puana alıcı gözüyle bakıyor diye düşünürdük değil mi ? İşte söz konusu; iki dünya devi ve Şampiyonlar Ligi mücadelesi... Bence bu durum çok çok farklı. ManU bu durumdan faydalanarak elindeki kozlarını kullanıp İngiltere de sadece bi show maçına çıkabilirdi. Ve İspanya'da atacağı değil 2-3 gol, tek gol bile yeterdi buna. Akabinde finalde yine 2 İngiliz takımı oynardı.

Dikkat edelim ki geçen sezon ki Samuel Eto'o, bu sene aynı Eto'o mu ? Daha bariz bi örnek; Ronaldinho bu sene alakasız bambaşka bir adam. Yani ManU buradan maçı almış olsaydı, Barça İngiltere'de koşmazdı bile. Zaten ne bir amaç, ne de bir hırs var... Bence Manchster elindeki kuşu kaçırdı, işi riske attı ve şimdi Barça için bi umut ışığı yaktı. İngiltere'den alınacak bir galibiyet, Barcelona'ya ülke şampiyonluğundan daha güzel şeyler yaşatacak. İşte Şampiyonlar Ligi'de adını bence bunlardan alıyor. Tahmin ettiğiniz her şeyden %50 şansınız var. İzlerken bu kadar zevk alıyorsak, futbolun dikiş gibi işlendiği bi yerden bahsediyoruz. Şampiyonlar Ligi... Ne zaman, kimin, ne yapacağı hiç belli olmuyor..


Serdan Duman